Sayfa Navigasyon
Anket
 Sizce sendika nedir ya da ne olmalıdır?



Ziyaret
   Online: 1
   Bugün: 78
   Dün: 71
 Toplam: 73572

Emek Haberleri

Giresun Hava Durumu
GİRESUN

HABERLER
KESK ŞUBELER PLATFORMU 26 OCAK AÇIKLAMA

Bakanlar Kurulu’nda görüşülmesi yaklaşık üç aydır bekletildikten sonra onaylanarak TBMM Başkanlığına gönderilen 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Tasarısı ile hedeflenen "düzenlemeler" KESK’i bir kez daha haklı çıkarmıştır.
      Meclis’e sevk edilen tasarıya bakıldığında sürecin baştan sona kandırma ve oyalamadan ibaret olduğunun adeta belgelendiği görülmektedir. Üçlü Danışma Kurullarında konfederasyonların görüşlerinin taslağa yansıyacağını ve kamu emekçilerinin toplu sözleşme hakkının gereğinin yapılacağına dair söz verenler, bırakın haklarımızı savunmayı aylardır kamu emekçilerini oyalamanın sonucunda konfederasyonlara başka Bakanlar Kurulu'na başka taslak verecek kadar gözlerini karartmıştır. Kısacası bugüne kadarki pratiğinde defalarca şahit olduğumuz gibi, AKP hükümeti bu konuda da takiyede sınır tanımadığını göstermiştir.

           Tasarı ile toplu görüşmeden bile daha geride bir düzenleme getirilmek istenmektedir. Hizmet kolu toplu sözleşmelerine yer verilmeyen tasarı ile sendikaların varoluş gerekçesi ortadan kaldırılmak istenmektedir. Hizmet kollarına ait mali ve sosyal haklar toplu görüşmelerde olduğu gibi genel toplu sözleşme görüşmelerinin bir parçası olarak ele alınacaktır. Bu düzenleme ile yüzlerce belediyede yapılan toplu sözleşmeler de yok hükmünde sayılmaktadır. AİHM kararları ve uluslararası sözleşmeler hiçe sayılarak yerel yönetimlerin toplu sözleşme yapmasına yasak getirilmektedir. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir toplu sözleşme düzeni ya da örneği yoktur. Varsa da bunun “toplu sözleşme” olarak adlandırılması mümkün değildir.

            Toplu sözleşmeyi sadece konfederasyonlarla yapılacak olan genel toplu sözleşme ile sınırlayan yasa tasarısında grevli toplu sözleşme hakkımız yasal teminat altına alınmadığı gibi örgütlenme özgürlüğünün önündeki engeller de varlığını korumaktadır. Kapsamından tarafların belirlenmesine, uyuşmazlık halinden Hakem Kurulunun yetki ve bileşimine kadar özgür bir toplu pazarlık düzeni ile uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan, hemen her alanda özgürlükleri tamamen kısıtlamayı hedefleyen yasa tasarısının özüne de ruhuna da tamamen yasakçı mantık hâkimdir.

          Uluslararası sözleşmelere ve evrensel sendikal hak ve özgürlük normlarına aykırı, kazanılmış haklarımızı gasp etmeyi hedefleyen bu değişiklikleri ve yaklaşımı başından beri kabul etmeyen KESK, 2 milyon kamu emekçisinin haklarına yönelik saldırıları ortaya çıkarmaya, yalanları teşhir etmeye, maskeleri düşürmeye ve mücadeleyi yükseltmeye devam edecektir. Bunun için;

           Hak ve özgürlüklerimizi yok sayan yasa tasarısına karşı;

· Grev hakkımızın yasal teminat alındığı özgür bir Toplu Sözleşme düzeni
· Örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engellerin kaldırılması,
· Her sendikanın kendi üyeleri adına toplu sözleşme yapabilmesi,
· Belediyelerle yıllardır yapılan Toplu Sözleşmelerin devam etmesi,
· Tüm çalışanlara insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının sağlanması, çalışma yaşamının demokratikleştirilmesi,
Taleplerimiz başta olmak üzere evrensel normların güvencesinde, sendikal hak ve özgürlükler ışığında düzenlenecek bir yasaya ilişkin taleplerimiz için bugün tüm yurtta alanlardayız. Ayrıca, sendika yöneticilerimiz Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri ile görüşerek bir kez daha kamu emekçilerinin talebini iletecektir.
Komisyonlarda görüşüldükten sonra TBMM Genel Kuruluna sevk edilecek olan yasa sürecinin her aşamasına, tüm olanaklarımızı ve enerjimizi kullanarak müdahil olmaya devam edecek, eylem ve etkiliklerimizi artırarak sürdüreceğiz. 
Hayri ŞENEL
KESK Dönem Sözcüsü
 EĞİTİM SEN Şube Başkanı
Devamı
EĞİTİM SEN 17 YAŞINDA!

BASINA VE KAMUOYUNA
 
"Eğitim ve Bilim Emekçilerinin Örgütlü Mücadelesinin Simgesi Olan Eğitim Sen
17 Yaşında!"
Eğitim Sen olarak, eğitim ve bilim emekçilerinin sendikal haklar ve özgürlükler mücadelesinde 16 yılı geride bırakarak 17. yaşımıza ulaşmanın onurunu ve sevincini yaşıyoruz. Yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip olan eğitim emekçileri mücadelesinin günümüzdeki tek gerçek temsilcisi olan sendikamızın mücadele tarihi, sadece eğitim ve bilim emekçilerinin sendikal örgütlenmesinin ve mücadelesinin tarihi olmamıştır. 
Encümen-i Muallimin’den Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu’na (TÖDMF), TÖS’ten TÖB-DER’e, Eğit-Der’den Eğitim Sen’e kadar uzanan onurlu ve kararlı mücadelemizin temelini aynı zamanda ülkemizin demokratikleşmesi, her türlü sınıfsal, dinsel, etnik ve cinsel ayrımcılığın son bulması mücadelesinin de tarihidir. 
Sendikamızın 16 yıllık örgütlenme ve mücadele süreci, emeğin haklarında ısrar eden, her türlü haksız ve adaletsiz uygulamanın karşısında örgütlü gücüyle duran soluksuz bir mücadele ile geçmiştir. Bizlerin fiili meşru mücadeleye dayanarak çıkarken haklılığımıza olan inancımızdan ve mücadelemizin meşruiyetine duyduğumuz güvenden başka hiçbir dayanağı olmamıştır. Eğitim Sen, her dönem kendi öz gücüne ve diğer emek dostlarına güvenerek, ilkelerini ve değerlerini ödeyeceği bütün bedellerin üzerinde tutarak hareket etmeyi benimsemiştir. 
Eğitim Sen, 16 yıllık mücadelesi boyunca sadece sendikal hak ve özgürlüklerin değil; aynı zamanda demokrasi, eşitlik, özgülük ve barış mücadelesinin de öznesi olmayı benimsemiştir. Toplumun özgür ve demokratik gelişimi önündeki engellerin ortadan kaldırılması için mücadele eden her platformun içinde yer almış, sermayenin saldırılarına karşı emek hareketinin ve sendikal mücadelenin güçlenmesi için çaba harcamıştır. 
Eğitim Sen’in mücadele tarihi, aynı zamanda, emeğin kazanılmış haklarının ortadan kaldırılmasına, kamusal hizmetlerin ticarileştirilmesine, özelleştirmelere, esnek ve sözleşmeli çalışma yöntemleriyle çalışma hayatının güvencesiz hale getirilmesine, işsizliğin ve yoksulluğun artmasına karşı onurlu duruşun, kararlı direnişin tarihidir. 
Sendikamız başta eğitim ve sağlık olmak üzere, kamu hizmetlerinin herkese eşit, parasız ve ulaşılabilir olmasını savunmayı sürdürmektedir. Eğitimin giderek piyasa ilişkileri içine çekilmeye çalışıldığı, ticarileştirilerek özelleştirilmek istendiği günümüzde, bugün sırtımızda taşıdığımız sorumluluk, düne göre daha da artmıştır. 
Ülkemizdeki emek, demokrasi ve eşitlik mücadelesinin yüz aklarından olan Eğitim Sen 17. yılını kutlarken, geride bıraktığımız  16 yılda sendikal hakların, demokrasinin ve emeğin sesi olarak yürüttüğü mücadelesini, geçmişten bugüne taşıdığı ilke ve değerlere sadık kalarak, yarın da emeğin, demokrasinin ve barışın sesi olmayı sürdürecektir. 
Eğitim Sen’in güneşi, eğitim ve bilim emekçilerinin yüz yıllık mücadele birikiminden ve kararlılığından aldığı güç ve güvenle aydınlık, özgür ve demokratik bir Türkiye’yi işaret etmeye devam edecektir.                                                         
            
                         Giresun Eğitim Sen Şube Yürütme Kurulu                                                                                
                                         
                                                   
Devamı
ALİ ÖZ İLE FOTOĞRAF SÖYLEŞİSİ

 

Devamı
DUYURU

“ 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlamaları çerçevesinde 8-9-10-11 Mart 2012 tarihlerinde Can Akengin Sanat Galerisi’nde düzenleyeceğimiz “Kadın ve Emek” konulu resim,karikatür ve fotoğraf sergimize katkı sunmak isteyen üyelerimizin 1 Mart 2012 tarihine kadar eserlerini şubemiz kadın sekreterliğine ulaştırmaları yapacağımız etkinliği zenginleştirecektir. Duyarlılığınız için şimdiden teşekkür ederiz.

 
                           Eğitim Sen Şube Yürütme Kurulu
Devamı
KONUT EDİNDİRME YARDIMI ÖDEMELERİ

                                            KONUT EDİNDİRME YARDIMI ÖDEMELERİ HAKKINDA

                                        EĞİTİM SEN GENEL MERKEZİNİN 16.11.2011 TARİHLİ YAZISI

 

Sayı  :2011/H800/2199                                                                      16.11.2011
Konu : Konut Edindirme Yardımı Ödemeleri hk.
                                                                                             
 
ŞUBELERE
 
2 Kasım 2011 günlü, 24.04.2011 28103 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de 662 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yayınlanmıştır.
662 sayılı KHK’nin 73. Maddesi ile 22/5/2007 tarihli ve 5664 sayılı Konut Edindirme Yardımı Hak Sahiplerine Ödeme Yapılmasına Dair Kanuna aşağıdaki madde eklenmiştir:
“EK MADDE 3- (1) Hak sahipliğinin tespitine esas olmak üzere, 5 inci maddenin dördüncü fıkrası kapsamında, ilgili kurum ve kuruluşlarca hazırlanarak Bankaya ve 31/3/2011 tarihinden sonra Banka tarafından ilan edilmek üzere EGYO’ya gönderilen listelerde yer alan kişilerden bilgileri eksiksiz olan hak sahipleri ile Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numaraları veya kurum sicil numaraları bulunmayan hak sahipleri, ayrı listeler hâlinde EGYO tarafından Resmi Gazete’de ilan edilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca ilan edilen listelerdeki veya 31/3/2011 tarihinden önce ilan edilen listelerdeki bilgilerinde hata veya eksiklik tespit edilenler, hatalı ve eksik bilgilerin düzeltilmesi ve tamamlanması için 31/12/2012 tarihine kadar ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak başvurmak zorundadır. Bu süre geçirildikten sonra yapılan talepler ilgili kurum ve kuruluşlarca dikkate alınmaz.
(3) İkinci fıkra uyarınca yapılan başvurular üzerine veya resen ilgili kurum ve kuruluşlarca düzeltilen ve tamamlanan bilgiler, en son 31/12/2013 tarihine kadar olmak üzere üçer aylık dönemler itibarıyla Bankaya gönderilir. Düzeltilen ve tamamlanan bilgiler dışında yeni hak sahibi bildirimi yapılamaz. Banka tarafından, söz konusu bildirimlerden hatasız ve eksiksiz olanlara göre hazırlanan listeler, üçer aylık dönemler itibarıyla 30/6/2014 tarihine kadar EGYO’ya gönderilir. Söz konusu listeler, hak sahipliğinin tespitinde ve ödemede esas alınmak üzere, iptal ve düzeltme listeleri olarak 30/9/2014 tarihine kadar EGYO tarafından Resmi Gazete’de ilan edilir.
(4) Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar uyarınca ilan edilecek hatasız ve eksiksiz listeler kapsamındaki hak sahiplerinin alacakları 5 inci maddenin beşinci fıkrası çerçevesinde üçer aylık dönemler baz alınarak nemalandırılır.
(5) Bu maddede belirtilen usûl ve esaslar uyarınca hata ve eksiklikler giderilerek düzenlenen listelerin ilan tarihlerinden itibaren beş yıl içinde talep edilmeyen alacaklar Hazineye irad kaydedilir.”
 
Bu durumda KEY ödemeleri ile ilgili yasal süreç uzatılmış olup; 31/3/2011 tarihinden önce ilan edilen listelerdeki bilgilerinde hata veya eksiklik tespit edilenlere, hatalı ve eksik bilgilerin düzeltilmesi ve tamamlanması için 31/12/2012 tarihine kadar ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak başvurmak zorunluluğu getirilmiştir.
Yapılan başvurular üzerine veya resen ilgili kurum ve kuruluşlarca düzeltilen ve tamamlanan bilgiler, en son 31 Aralık 2013 tarihine kadar olmak üzere üçer aylık dönemler itibarıyla Bankaya gönderilecek. Düzeltilen ve tamamlanan bilgiler dışında yeni hak sahibi bildirimi yapılmayacaktır. Banka tarafından, söz konusu bildirimlerden hatasız ve eksiksiz olanlara göre hazırlanan listeler, üçer aylık dönemler itibarıyla 30 Haziran 2014 tarihine kadar EGYO’ya gönderilecek. Söz konusu listeler, hak sahipliğinin tespitinde ve ödemede esas alınmak üzere, iptal ve düzeltme listeleri olarak 30 Eylül 2014 tarihine kadar EGYO tarafından Resmi Gazete’de ilan edilecektir.
Bu durumda 2 Kasım 2011 tarihinden sonra dava açanların davalarının, “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde sonuçlanması ihtimali bulunmaktadır. Şöyle ki;
Bir üyemiz adına eksik ödenen KEY ödemesinin tazmini talebiyle açtığımız bir davada, Manisa İdare Mahkemesi 29.11.2010 tarihli, E.2010/1321, K.2010/2209 sayılı kararında;
"5664 sayılı Kanunun 5/2. maddesi ve 5939 sayılı Kanun uyarınca , KEY listelerinin düzeltilmesi için 30.6.2010 tarihine kadar ilave yapma, 31.12.2010 sonuna kadar da varolan listedeki hataları düzeltme imkanı bulunmaktadır.
Bu durumda, hak sahiplerinin belirlenmesi, ödenecek tutarın tespiti vb. konularda 5664 sayılı kanunda öngörülen ve ancak sona eren süreler uzatılarak, ilgililerin idareye kanunda yer verilen süreler içinde başvurmaları için yeniden hak tanındığından, aynı sebepten kaynaklı alacağın dava yoluyla tazminine yönelik dava hakkında bu aşamada karar verilmesine mahal görülmemiştir. (Nitekim, Ankara Bölge İdare mahkemesinin 17.2.2010 tarihli, E.2009/7241, K.2010/1185 sayılı kararı da bu yöndedir.
Tabiatıyla, listelerde ismi yer almayanların 30.6.2010 tarihinden sonra ilan edilecek ilk listede de isminin bulunmaması üzerine; aynı şekilde listede ismi bulunanların/sonradan eklenenlerin de 31.3.2011 tarihinden sonra ilan edilecek son listede hak ettikleri miktarı almadıklarını görmeleri üzerine yasal süre içinde dava açmaları da kendi takdirlerindedir.
Açıklanan nedenlerle; dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,..." karar verilmiştir.
662 sayılı KHK’den sonra yasal süreç 30 Eylül 2014’e kadar uzatıldığından, 2 Kasım 2011 - 30 Eylül 2014 arasında dava açanların davalarının bu şekilde sonuçlanma ihtimali yüksektir.
Son durumu 662 sayılı KHK ve önceki Mahkeme kararlarına göre yorumlayacak olursak;
1-Bilgilerinde hata veya eksiklik olduğu için, ödemelerini eksik alan ya da hiç alamayanlar:
31/3/2011 Tarihinden önce ilan edilen listelerdeki bilgilerinde hata veya eksiklik tespit edilenler, hatalı ve eksik bilgilerin düzeltilmesi ve tamamlanması için 31/12/2012 tarihine kadar ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak başvurmak zorundadır.
Yazılı başvurularına hiç yanıt almayanlar, Daha sonra yayınlanan listeleri bekleyeceklerdir. 30 Haziran 2014 ile 30 Eylül 2014 tarihleri arasında yayınlanacak son listede de alacaklarını alamazlarsa, son listenin yayınlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açacaklardır.
Yazılı başvurularına Kurumlarından “adınıza kesinti yapılmadı, kesinti evraklarınız kaybolduğundan bildirimde bulunulamadı, v.b.” şekilde yanıt alanlar ise, listeleri beklemeyip, kurumlarından aldıkları bu yanıt üzerine 60 gün içinde dava açmalıdır.
 
2-Şimdiye kadar yayınlanan listelerde hiç adları olmayanlar:
Bilgilerin düzeltilmesi ve tamamlanması için 31/12/2012 tarihine kadar ilgili kurum ve kuruluşlara yazılı olarak başvurmak zorundadır.
Başvurularını yaptıktan sonra izleyebilecekleri iki yöntem vardır.
Birinci Yöntem: 1’nci şıktakiler gibi yayınlanan listeleri bekleyip, 30 Haziran 2014 ile 30 Eylül 2014 tarihleri arasında yayınlanacak son listede de alacaklarını alamazlarsa, son listenin yayınlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açacaklardır.
İkinci Yöntem: 31/12/2013 (Bu tarihten sonra yeni hak sahibi bildirimi yapılamayacağından) tarihinden itibaren yayınlanacak listede adları yer almıyorsa, listenin yayınlandığı tarihten itibaren 60 gün içinde dava açacaklardır.
Yalnız İkinci Yöntemi seçerek dava açanların davalarının, kurumlara tanınan yasal süreç tamamlanmadığı gerekçesiyle reddedilme olasılığı bulunmaktadır. Bu olasılığın sebebini, yukarıda yazdığımız mahkeme kararlarını örnek vererek izah etmiştik. Üstelik davalarının reddedilmesi durumunda, davalı kurumlara avukatlık ücreti ödemek zorunda da kalacaklardır.
 
Gereğini rica eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
 
 
 
                                                                                    
                                                                                     Mehmet BOZGEYİK
                                                                                      Genel Sekreter
 
Devamı


Son Dakika

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eğitim Emekçileri Sendikası Büro Emekçileri Sendikası Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası Diyanet ve Vakıf Emekçileri Sendikası Enerji, Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası Haber Sen Kültür Sanat Sen Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası Yol, Yapı, Altyapı, Bayındırlık, Tapu ve Kadastro Kamu Emekçileri Sendikası
izmir web tasarım, web tasarım izmir, izmirde web tasarım, web tasarım firması izmir, izmirde web tasarım firması © 2008, Tüm Hakları Saklıdır. Giresun Eğitim Sen. İçerik ve Güncelleme: Ömer ERMİŞ